Gıda Güvenliği Herkesin Sorumluluğudur!

Gıda Güvenliği Herkesin Sorumluluğudur!

07 Haziran 2020

BD Sayı: 2020/10

İçinde bulunduğumuz salgın günlerinde gıdaya erişim kadar, gıda güvenliği konusu da gündemde önemli bir yer kapsamaktadır. İnsan sağlığını riske atmayan gıdalar anlamına gelen “gıda güvenliği” insan yaşamının daima odağında yer alan bir konudur. Hayatta kalma isteği insanın en temel içgüdülerindendir. Öyleyse tükettiğimiz gıdaların da yaşamımızı riske atmaması için ne gerekiyorsa yapılmalıdır! İşte bu temel istek ile bağlantılı olarak gıda güvenliği yaşamımızın odağındadır.

Bu kadar önemli olan gıda güvenliğini kim sağlamalı? Dünya Sağlık Örgütü bu soruya çok net bir cevap veriyor; “Gıda güvenliği herkesin sorumluluğudur”. Gıda güvenliği, tek bir adrese yüklenecek bir sorumluluk değildir.

Kamu otoritesi, birincil üretimle uğraşanlar, gıdaları işleyenler, taşıyanlar, depolayanlar, tüketiciler… Bu kesimlerin temsilcisi olan STK’lar, meslek odaları, medya, bilgi paylaşan profesyoneller, akademisyenler…. Gıda güvenliğinin sağlanması herkesin sorumluluğundadır.

Gıda güvenliği bağlamındaki sorumlulukların gereği gibi yerine getirilebilmesi için ortaya konulan kurallar bilimsel bilgi temeline dayanmalıdır. Bu kuralların; izleme, denetleme, destekleme ve eğitim gibi pek çok mekanizma ile işlerliğini sağlamak devletlerin sorumluluğu altındadır. Sadece kurallar koymak ve onları uygulamak da yeterli bir durum olarak değerlendirilemez. Kuralların oluşturulmasında ve sonuçlarının değerlendirilmesinde; şeffaflık, katılımcılık ve hesap verebilirliğe dayanan bir yönetişim yaklaşımı benimsenmelidir.

Ancak bu şekilde yaşamın, bulunduğumuz coğrafyanın ve toplumun sosyoekonomik yapısının dinamikleri doğrultusunda benimsenebilir, uygulanabilir etik ilkeler ve davranış kuralları oluşturmak mümkün olacaktır.

Birincil üretimin gıda güvenliği kurallarına uygun yürütülmesi, gıda güvenliğinin en temel adımıdır. Tarladan, bahçeden, ahırdan, kümesten, denizden, tatlı sulardan elde edilecek hammaddenin gıda güvenliği gerekliliklerine uymaması halinde işleme veya sonraki adımlarda güvenli hale getirilmeleri neredeyse olanaksızdır. Güvensiz hammaddeden güvenli gıda üretilemez! Aile işletmelerinin, küçük üreticilerin yoğun olduğu bu alanda üreticilerin bilgiyle buluşmasının ve kooperatiflerin etkinliğinin sağlanması; birincil üretimde etik duyarlılıkların yaygınlaşmasına ve gıda güvenliği bağlamındaki sorumlulukların yerine getirilmesine önemli katkı sağlayacaktır.

İşleme, depolama, satış/sunum süreçlerinde gıda güvenliğini önceleyen işlemlerin hassasiyetle gerçekleştirilmesiyle tüm sistem bu açıdan bir bütün olarak yetkinleşecektir.

Tüketicilerin gıda güvenliği ile ilgili gerçekçi davranışlar sergileyebilmeleri, doğru tercihlerde bulunabilmeleri ancak gıda kaynaklı riskler hakkında zamanında, doğru ve güvenilir bilgilere ulaşabilmeleri ile mümkün olacaktır. Bu noktada, kamu sektörüne olduğu kadar akademisyenlere, başta tüketici örgütleri olmak üzere STK’lara, meslek odalarına ve medyaya önemli sorumluluklar düşmektedir.

Tüm bunların sonunda unutmamak gerekir ki gıda güvenliğini sağlayabilmek, öncelikle üreticinin refahını sağlamakla mümkün olacaktır. Gıda zincirinin her aşamasında yoğun emek verenler, bu emeklerinin karşılığı ile kendilerini gerçekleştirebildikleri ölçüde gıda güvenliği de sağlanabilecektir.

TARGET olarak, 7 Haziran Dünya Gıda Güvenliği Günü’nün; bu alandaki sorunları yeniden düşünmek, çözüm önerilerini ve iyi uygulamaları paylaşmak, daha yetkin bir etik çerçeve ve kolektif duyarlılık geliştirmek için değerli bir olanak sunduğuna inanıyoruz.

Gıdalarımızı güvenle tüketebileceğimiz günlere ulaşmak dileğiyle saygılarımızı sunarız.

                                                                             

TARIM ve GIDA ETİĞİ DERNEĞİ (TARGET)

                                                                                                                   YÖNETİM KURULU

 

#MesafeniKoru